12 Kasım 2012 Pazartesi

Inanamıyorum, ben maraton koştum!

Koşmaya bu sene mart sonu, nisan başı  gibi sevgilimin zoruyla başladım. Duygu'cum yıllardır beni haftasonu koşularına dahil etmek için çok uğraşsa da hiç gitmemiştim, demek ki bana başka türlü bi motivasyon gerekiyormuş. :) Neyse o zamandan beri çok düzenli olmasa da, fırsat buldukça koşuyorum.  Koşmak bedeninize iyi geldiği gibi, zihninizi boşaltmak için de birebir ve her yerde yapabileceğiniz, size hiç bir masrafı olmayan bir spor. Geçen hafta ani bir kararla, arkadaşlarımın etkisiyle,  34. Vodafone İstanbul Avrasya Maratonu'na kaydımı yaptırdım. 8 km lik parkuru hedeflerken oraya katılımın kapanması sebebiyle, kendimi 15 kmlik parkurda buldum. İşte maraton seruvenimiz:


Yıllardır yüzünü göstermeyen biri olarak, karşınıza makyajsız çıkmamın ne kadar doğru bir karar olduğundan emin olmasam da, makyajla spor yapanlardan olmadığımı bilmenizi isterim. Pazar günü startın verileceği 09:00 a, doğru Boğaziçi Köprüsü'ne varıyoruz. Herkes çoktan yerini almış, ben performansımdan endişeli olsam da, zafer işareti yapmaktan geri kalmıyorum.









10251 göğüs numarasıyla yer aldığım maratonun en cazip yönünün Boğaziçi Köprüsü üzerinde koşmak olduğunu itiraf ediyorum.  Bunun yarışa katılanların pek çoğunun motivasyonu olduğunu start verildikten sonra, bizim gibi durup fotoğraf çektirenlerin çokluğundan anlamış oluyorum.  Köprü üzerinde dursak da, sonrasını ciddiye alıyoruz.


Yukarıda rampadaki turuncu benekleri görüyor musunuz? İşte, önümüzde o kadar insan var. 



İtiraf etmeliyim ki, Karaköy'de biten 8km yi zorlanmadan ve durmadan bitiriyorum. Genelde aynı tempoda yavaş koşuyoruz çünkü biraz yavaşlayınca yorgunluk daha fazla hissediliyor. Yollarda biriken, tezahürat yapan insanlar,  farklı milletlerden katılımcılar, markaların takımları, Adım Adım  gibi sosyal insiyatiflerin oluşturduğu renkli görüntüler sayesinde 8 km yi nasıl bitirdiğimizi hiç anlamıyoruz.  2013 kış trendlerinden yukarıda gördüğünüz pantolon üstüne, etek giyme trendinin koşarken uygulanabileceğini düşünmüş müydünüz? Modayı maraton ile birleştirdikten sonra, artık daha önemli bir konuya geçebiliriz.


Sizlere biraz Adım Adım'dan bahsetmek istiyorum. Geçen hafta üyesi ve bağışçısı olduğum Adım Adım  sportif etkinlikler aracılığıyla, bağış/yardımda bulunmak isteyen kişi ve kurumlarla, ihtiyacı olan kişileri, buluşturan bir sivil toplum inisiyatifi. Yurt dışında Sivil Toplum Kuruluşları'na kaynak yaratmak için kullanılan yardımseverlik koşusu (Charity Run) kavramını Türkiye'de anlatmak, öğretmek ve yaygınlaştırmak amacıyla kurulmuş. 34. Avrasya Maratonu'nda da kah engellilerin yarışmasına yardımcı olarak, kah Omurilik Felçlileri Derneği'yle birlikte düzenlenen Tırtıl Projesiyle ve daha fazlasıyla aktif olarak yer aldılar.  Ben Adım Adım'a gelecekte daha fazla dahil olma planları yaparken, sizler de seyirci kalmayın, harekete geçin ve bir parçası olun! Daha fazla bilgi için, aşağıdaki sayfaları ziyaret etmekten çekinmeyin.



http://www.adimadim.org
http://www.facebook.com/hareketegec
http://twitter.com/AdimAdimAAO





Galata Köprüsü'nü koşarak geçmek de, ayrı bir keyif oluyor. Eminönü civarında tamamlanan 11. km'den sonra artık,15 km yi bitirebileceğimi anlıyorum çünkü hala düşündüğüm kadar yorulmuş değilim. 11. km'den sonra bitişe kadar geçen yolu da, kolaylıkla geçiyoruz.  Sizlere burada parantez açıp, şunu söylemek isterim ki, koşmanın her hangi bir fiziksel özellik sınırlaması yok, dünkü maratonda koşan insan çeşitliliğini görseniz, siz de yapabileceğinize inanırsınız.




Yapamayacağımızı düşünüp, 15 km. yi bitirmenin hazzıyla sevinç içinde madalyalarımı takıp poz veriyoruz.  Başarmanın verdiği güvenle, seneye 42 km'ye katılmanın şakasını bile yapıyoruz.



O kadar uzun aktivite sonunda kalorileri düşünmeden bir kahvaltıyı hak ediyoruz. Çok güzel bir kaç saat geçirmiş ve işin tadını almış kişiler olarak, şimdiden başka maratonlarda koşmanın planlarını yapıyoruz.  Belki sizleri de aramızda görürüz, ne dersiniz?

Not: Adım Adım'a ait fotoğraflar kendilerinin facebook sayfasından alınmıştır.

12 yorum:

audrey dedi ki...

maratona 2 sene evvel ben de katılmıştım o köprünün kalabalıktan deli gibi sallandığı seneydi. ondan sonra da katılmaya cesaret edemedim bir daha ama çok zevkliydi..

nesrin dedi ki...

bende o koşudaydim ... yüzünü göstermen iyi olmuş gayet hos birinin yüzünü saklaması anlamsızmış :)

Itır dedi ki...

Seni takdir ettiğimi biliyorusun.Tabii ki Duygu'yu da)
Maraton Kraliçelerim)

Adsız dedi ki...


Canııım yüzünü görmek ne güzel:))) Çok güzelsin, bundan sonra seni hep görmek dileğiyle

D. dedi ki...

Mucx :)

MODA CADISI dedi ki...

Audrey: Bu sefer de sallandı ama korkutacak kadar değil, yine katıl bence :)
Nesrin, adsız: Sebeplerim vardı , teşekkürler :)
Itır: Sağol canım, ormana bekliyoruz en azından :)
D.: xx

madammoda dedi ki...

Ne güzel bir foto olmuş, maraton koşma (hem de 15 km) cesaretine de hayran kaldım doğrusu :))

Adsız dedi ki...

Başlığınız ne kadar yanlış. Maraton 42.195 km'lik bir mesafedir. Siz 34. Vodafone Avrasya Maratonu'nun 15 km'lik parkurunu koştunuz, maraton koşmadınız yani. Tebrikler.

MODA CADISI dedi ki...

Teşekürler :)

Adsız: Ben de biliyorum ne koştuğumu, yarı mataronun, maratonun, ultra maratonun ne olduğunu. Dolayısı ile ben Avrasya maratonunun içinde olmanın, hiç böyle bir şey yapabileceğimi sanmayıp, katılmanın heyecanıyla, kendimi de motive etmek için o başlığı attım .Bunu yazarken sizin 42, 195 kmyi yi bitirdiğinizi umarım çünkü benim için katılmak önemliydi!

Adsız dedi ki...

Ben ultra maraton kosucusuyum hanimefendi. 42.195'ler geride kaldi ;) Kendinizi motive etmek icin aylarini yillarini antrenman yaparak gecirenlere saygisizlik etmeyin. Basliginizin yanlis oldugunu soyledim sadece. Bu kadar celallenmeye gerek yok. Azminiz icin tekrar tebrikler.

MODA CADISI dedi ki...

ADSIZ: Ben kimseye saygısızlık etmiyorum, aksine bu tür başarıları olanlara saygım sonsuz, keşke ben de bir gün yapabilsem. Belli ki, siz yeni koşmaya başlayan birinin heyecanını çoktan unutmuşsunuz, oysa ki bunu en iyi siz anlarsınız diye düşünmüştüm, yanılmışım. Bir sürü km devireceğiniz, mutlu bir yıl dilerim.

Adsız dedi ki...

Ulu önderimiz ne demiş : "Ben sporcunun
zeki, çevik ve aynı zamanda
ahlaklısını severim". Sayın ultra maratoncu arkadaşımda zeki ve çevik bir yapı kibrinden dolayı görülüyor, ama üçüncü özellik eksik olunca hiç de örnek almak istemediğini bir sporcu ortaya çıkıyor. Ne güzel söylemiş Ata'mız...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...